Saint Tropez
Saint Tropez, Marsilya ile Cannes arasında meşhur bir sahil kasabası. Fransa’da bir tatil beldesi denildiği zaman aklınızda canlandırdığınız yer aslında Saint Tropez. Şehir bir yarımadada kurulu ve tarihi merkezi bu yarımadanın ucunda bulunuyor. Marinasında benzer kasabalarda olduğu gibi canlı renklerle boyanmış az katlı apartmanlar bulunuyor. Pancurlar yine renk cümbüşü yaratıyor.

Saint Tropez Marinasında Lüks Yatlar
Oldukça sakin. Kalabalık ama herkes kendi halinde, kalabalığı hissetmiyorsunuz. Marina’da oldukça büyük ve lüks yatlar var. Marinanın sonuna yürüdüğünüz zaman küçük bir kayalık bölge var. Bu kayaların üzerinde oturup denizi seyretmek keyifli. Denizde yüzlerce yat görebilirsiniz.

Şehrin açıklarında da yüzlerce yat görünüyor
Limandan arkaya doğru dolandığınız zaman küçük bir plaj var ama denize çok az insan giriyor. Bu bölge çok tanıdık, eminim bir Fransız filminde buradaki küçük sokaklara denk gelmişsinizdir.

Saint Tropez’in ambiyansı gerçekten çok güzel. Yarımadanın tepesinde kale bulunuyor ama biz çıkmadık. Manzarası güzel olabilir.
Güzel kafeler var ama fiyatlar el değil ev yakar cinsten. Çok güzel pankek yapan küçük bir dükkanı var. Fındık ve Nutellalısını denemenizi tavsiye ederim. Ayak üstü yediğiniz bu pankek bile 6 €.


Saint Tropez çok renkli bir şehir
Ünlü konfeksiyon mağazaları burada bütün evleri alarak mağaza haline getirmişler. Ayrıca kuyumcular bulunuyor. Vitrinlerde 50.000 hatta 100.000 €’ya mücevherler sergileniyor. Bu kadar parayı kim verebilir, insan gerçekten hayret ediyor.
Sokaklarda yürürken şık giyimli, uzun boylu, manken oldukları yürüyüşlerinden belli genç kızlar görüyorsunuz.
Yarımadadan şehrin yerleşim alanlarına yürüdüğünüz zaman özenle biçilmiş çınar ağaçlarıyla dolu güzel bir parka ulaşıyorsunuz. Parkda çok sayıda Saint Tropez sakini petanque denilen, demir topların fırlatılması ile oynanan oyunla zaman geçiriyor. Antalya’da otellerde bu oyunu animasyoncular sıkça oynatırlardı. Bir iki kere deneme fırsatım olmuştu ama burada çok daha keyifli görünüyor. Bu oyun tüm Cote d’Azur’da popüler. Hemen hemen her parkta oynayan bir grup görebilirsiniz. Bu bölgede ise daha da popüler gibi görünüyor. Oyuncular arasında gençler de olsa da çoğunlukla 40-50 yaş arası erkekler pür dikkat sırayla topları atıyorlar.

Parklarda Petanque çok popüler
Saint Tropez’de de diğer Fransız şehirlerinde olduğu gibi merkezde çocuklar için atlı karınca var. Bunlar şehirlere ayrı bir renk katıyorlar.

Cote d’Azur ve Fransız şehirlerinin vazgeçilmezi
Saint Tropez’e bölgedeki diğer yerleşim yerlerinin aksine demiryolu ile ulaşım mümkün değil, tekne veya karayolu ile gitmeniz gerekiyor. Biz kiralık araba ile geçtik. Dar yollardan geçerek şehre ulaşıyorsunuz. Bu keyifli yolculuk boyunca sağlı sollu üzüm bağları görüyorsunuz.
Dolambaçlı yollarda deniz ve orman manzaraları da size eşlik ediyor. Yolu oldukça dar ve tek şeritli. Zaman zaman gidiş geliş arasında küçük bir duvar örülmüş. Bu sayede bu dar yollarda sollama yaparak kendinizin ve diğerlerinin hayatlarını tehlikeye atmanız önlenmiş. Aynısı bizim sahil bölgelerinde de düşünülebilir. Bu duvarların olduğu yerlerde her 1 km’de özel sollama alanları konulmuş. Sollama hakkı her seferinde gidiş ve gelişden birine tanınmış.
Şehre vardığınız zaman otopark aramanız gerekmiyor. Sahilde çok sayıda otopark var ve park sıkıntısı çekmiyorsunuz. Park edip yürümeniz en iyisi. Saat ilerledikçe bu küçük kasabada trafik başlıyor.
+
Fransa’da bir tatil beldesi denildiği zaman aklınızda canlandırdığınız yer aslında Saint Tropez.
Çok hoş bir ambiyansı var.
Cassis gibi sahil kasabalarına göre daha canlı.
Muhtemelen popüler bir gece hayatı var.
Çok sayıda manken görebilirsiniz.
–
Ulaşımı zor
Pahalı
Geniş bir plajı yok
*
Havalı denilen yer Saint Tropez olmalı. Cote d’Azur’a gelmişken bir havasını koklamak lazım.


Yorum bırakın