Son Seyahatler

Edirne

Osmanlı İmparatorluğu’na 92 yıl başkentlik yapmış, Türkiye’nin Batı’ya açılan kapısı. Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye’nin şehri.

Şehre yaklaşmanızla Selimiye’nin önce minarelerini sonra kubbelerini görüyorsunuz. Selimiye Cami ayrıca ele alınması gereken bir başyapıt. Selimiye dışında şehir merkezinde ve çevresinde her adımınızda Osmanlı döneminden bir cami, kervansaray veya resmi bina görmeniz mümkün. Bu eserlerin büyük bir bölümü yükselme dönemine ait.

image

Selimiye Cami

Şehirdeki en önemli yerlerden biri “Yeni Saray”. Edirne’nin başkentlik döneminde Osmanlı’nın yönetim merkezi. Günümüzde yıkık dönük binaların bulunduğu bir arkeolojik kazı alanı haline gelmiş. Yazık. Çok yazık. Saraydan kalma en önemli eser 1562’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Adalet Kasrı. Selçuklu Mimari tarzında ve ve taştan inşa edilmiş. Kasır, Divan-ı Hümayun (Bakanlar Kurulu) olarak kullanılmış. Mimarisi Topkapı sarayında yer alan kuleyi çağrıştırıyor.

image

Adalet Kasrı

İstanbul’un fethinden yüzyıl sonra yapılan bu ekleme, sarayın aktif olarak kullanılmaya devam ettiğini gösteriyor. Saray, 93 Harbi (1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı) sırasında, Ruslar’ın Edirne’ye yaklaşması üzerine ateşe verilmiş ve havaya uçurulmuş. Savaş sonrasında sağlam kalan yerlerden sökülen çiniler ve değerli eşyalar, yabancı ülke yöneticilerine hediye edilmiş. Bu neyin kafası anlamakta zorlanıyorum, Fransızlar da Almanlar işgal edecek diye Eyfel’i mi yıksalarmış?

image

Aynı kafa maalesef bugün de devam ediyor. Bu eski yapılar hala ciddi bir müze hüviyetini kazanamamış. Adalet Kasrı kapalı, gezmeniz mümkün değil. Diğer taraftan kazı alanında tehlikeli ve yasaktır yazısına rağmen elinizi kolunuzu sallaya sallaya gezebiliyorsunuz.

Şehirdeki önemli camilerden biri halk taraftan 3 Şerefeli Cami olarak adlandırılan ve yapıldığı dönemde en yüksek minareye sahip cami. Cami’nin tam yapılış tarihi bilinmemekle birlikte 1410 veya 1447 olduğu tahmin ediliyor. Bu camiyi ilginç kılan ve burada değinmemin sebebi camide bulunan dört ayrı minarenin dördünün de birbirinde farklı olması.

Üç şerefeli ilk minaresi Cami ile birlikte yapılmış, diğerleri sonradan eklenmiş. Bu üç şerefeye de ayrı basamaklar kullanılarak çıkılıyor. Diğer 3 minare sonradan farklı tarihlerde eklenmiş.

image

Selimiye Arastası, Bedesten ve Alipaşa adlı üç kapalıçarşısı var. Üç çarşıda faal ve gün içinde kalabalık oluyor. Arasta ve Alipaşa çarşılarını gezme fırsatım oldu. İkisinde de ucuz ürün, taklit mal cenneti. Çarşılar İstanbul Kapalıçarşıya oranla küçükler. Yine de oldukça geniş bir alanı kaplıyorlar. Bunlardan en meşhuru Alipaşa Kapalıçarşısı yine Mimar Sinan tarafından 1569 yılında yapılmış.

Arasta Çarşısı günümüzde Selimiye’nin bir parçası gibi görünmekle birlikte Selimiye Camisi’ne gelir sağlamak amacıyla Mimar Sinan’ın kalfası Davut Ağa tarafından, biraz da camiyi güçlendirmek amacı ile yapılmış. 225 metre boyunda, 73 kemerli ve 4 kapılı yapıda 124 dükkan bulunuyor.

image

Şehirdeki başka önemli bir yapı mimar Sinan imzalı Rüstem Paşa Kervansarayı. Bu Rüstem Paşa Muhteşem yüzyıl dizisindeki Rüstem Paşa. 1561’de Tamamlanan yapı iki katlı ve 102 odaya sahip. Kervansaray günümğzde otel olarak çalışıyor, oldukça geniş sayılabilecek ana avlusu ise düğün salonuna çevrilmiş. Dörtyüzelli yıllıklık böyle bir tesisin müze yapılmak yerine böyle kullanılması oldukça üzücü.

image

Edirne’de daha da kötü durumda olan, günümüzde depo olarak kullanılan asırlık yapılar görmek de mümkün.

Edirne aynı zamanda bir köprüler şehri. Şehirde çok sayıda tarihi köprü bulunuyor, bunlardan Tunca nehri üzerinde yer alan ve adını nehirden alan Tunca Köprüsü 5 yıl süren inşaatından sonra 1613’de tamamlanmıştır.Bu köprüyü görünce aklıma hemen Nobel ödüllü Dirina Köprüsü romanı geldi. Dörtyüz yaşındaki bu köprü de kimbilir nelere tanıklık etmiştir…

image

Köprüler güzel ama nehirler maalesef çok kirli. Bulanık, çamur gibi akıyor. Berrak bir su aksa bu köprüde oturmaya doyulamazdı. Bu pis hali ile insan sadece küfrediyor ve hızla uzaklaşmak istiyor. Kirliliğin kaynağı Türkiye’mi yoksa komşularımız mı bilemiyorum. Ancak nehrin temizlenmesi için işbirliği yapılması önemli olabilir.

image

Şehirde Hristiyan ve Yahudi ibadethaneleri de bulunuyor. Edirne’ye 1492 sürgünü sırasında İspanya’dan gelerek yerleşen yahudiler için 1907 yılında II. Abdülhamid tarafından Büyük Sinagog (Havra) yaptırılmış. Günümüzde belli bir bölümü ayakta olan yapının restorasyon halinde olan bölümleri de bulunuyor.

image

Şehirdeki daha güncel yapılardan biri Edirne Belediye Binası. 1900 yılında tamamlanan binada hala belediye hizmetleri verilmeye devam ediyor.

image

Şehirde çok sayıda atlı araba görmek mümkün. Bunların bir bölümü fayton olarak kullanılmakla birlikte, büyük bölümü hala yük taşımak için değerlendiriliyor.

image

150.000 nüfuslu şehrin işlek caddesi Saraçlar sokağı araç trafiğine kapatılmış. Keyifli bir cadde. Kapalı çarşı tam bu caddeye paralel.

image

Edirne’nin ciğeri meşhur. Saraççılar caddesi etrafında ciğer yiyebileceğiniz çok sayıda lokanta bulunuyor. Bunlardan en ünlüsü önünde her zaman sıra olduğu iddia edilen ve büyük ihtimalle doğru olan Aydınlar Ciğercisi.

image

Şehir merkezi Yunanistan’a 7 km, Bulgaristan’a 17 km mesafede. Yük taşımacılığı amaçlı olarak binlerce araç şehirden geçiyor. Yaz döneminde de gurbetçilerin tatil yolu burası. Türkiye – Bulgaristan sınırında yeralan Kapıkule günün her saatinde yoğun.

Havayolu ulaşımının artması muhtemelen şehrin gelir kaynaklarını olumsuz etkilemiştir. Ayrıca şehir uzun yıllardır muhalefet partileri tarafından yönetiliyor. Bunun ikisinin birleşmesi şehirdeki hayatı olumsuz etkilemiş gibi görünüyor. Şehirde beklenenin aksine belli ölçüde fakirlik olduğunu gözlemliyorsunuz. Şehirde çok sayıda terkedilmiş bina var. Yıkık dökük, sıvasız evlere de rastlamak mümkün. Şehir genel olarak yeterince temizlenmemiş.

image

Edirne ile özdeşleşmiş Kırkpınar Güreş’lerinin atlanmaması gerekiyor. Güreşler Yeni Saray bölgesinde Adalet Kasrı’nın yanıbaşında yeralan özel statyumda yapılıyor.

image

Bütün ziyaret ettiğim yerlere rağmen uğrama fırsatı bulamadığım birçok tarihi yapı oldu, bunlardan özelikle II. Beyazıt külliyesinin özel olduğunu duydum, ancak şehir merkezinin biraz dışındaymış. Şehir mimari ve tarihten hoşlananların kesinlikle listelerinde olmalı.

+
Selimiye Cami
Yeni Saray
Osmanlı eserleri
Kırkpınar Güreşleri


Bakımsız evler, terkedilmiş yapılar.
Günübirlik veya birgece konaklamalı kısa tatil için uyun.

*
Şehir sadece Selimiye Cami’ni görmek için bile ziyaret edilebilir.
Kırkpınar Güreşleri’ne denk getirilmesi halinde daha ilgi çekici bir gezi olabilir.

image

Yorum bırakın