Son Seyahatler

Erzurum

İlk İzlenimler

Erzurum Doğu Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biri. Önemli bir tarih barındırıyor. Şehre ince ince nakış gibi işlenmiş eşsiz Selçuklu eserleri damga vurmuş. Türk mimarisinin bu başyapıtlarının iyi korunması, yaşatılması gerekli. Şehre iki defa gittim. Mayıs başında şehirde geceleri sıcaklık sıfırın altına iniyordu. Bu çetin iklimin oluşmasında yerleşimin bin sekiz yüz elli rakımda kurulmuş olması yatıyor. Dört bir yanda yüksek, karlı dağlar ufku kapatıyordu. İkinci ziyaretim Eylül ayında şehirde çok daha ılıman bir iklim hakimdi.

img_7192

Erzurum Kent Merkezi (Eylül 2017)

Çarpık yapılaşmış kentte kadın sokaklardan soyutlanmış, Cumhuriyet caddesi dışında kadın oranı çok düşük. Bu cadde çoğunlukla öğrencilerin uğrak alanı, belki de bu yüzden kafelerin fiyatı Ankara ile yarışıyor. Tarihi ticaret yollarının kesişiminde parlak bir maziye sahip şehirdeki fakirliği hissetmeniz çok sürmüyor. Erzurumlu arkadaşlar kızmasınlar, tarih kitaplarımızda büyük yer kaplayan bu önemli şehrimiz zamana ayak uyduramamış, ışıltısını kaybetmiş. Umarım eski günlerine tekrar döner.

Şehirde Selçuklular döneminden kalma iki büyük medrese var. Şehir eğitim geleneğini hala sürdürüyor, başta Atatürk Üniversitesi olmak üzere 3 üniversiteye ev sahipliği yapıyor. Buna karşın, yüz bine yakın öğrencisi olan Erzurum, maalesef bir öğrenci şehri havası vermiyor. Eskişehir öğrencilerle modernleşirken ve gençleşirken aynı etki Erzurumda gerçekleşmemiş.

Plansız büyümüş merkezde binalar içiçe geçmiş. Çok sayıda terk edilmiş bina var. Şehir merkezine ilerlerken dört bir yanınızda tarihi yapılar gözünüze çarpıyor. Bu tarihi yapıların büyük bir bölümü Selçuklu dönemi eseri. Osmanlı, maalesef Anadolu’nun diğer şehirleri gibi Erzurum’u da ihmal etmiş.

Medreseler Şehri Erzurum

Şehrin en önemli yapısı, şehrin simgesi haline gelen tarihi Çifte Minare (Hatuniye) Medresesi. Medrese, Anadolu’nun diğer şehirlerinde yer alan Selçuklu yapılarına benzerlik gösteriyor. Bu muhteşem yapıyı ayrı olarak küçük bir yazıda ele aldım. Taç Kapısı ve üzerindeki kabartmalar, renkli çinilerle bezenmiş minareleri ve güney cephesinde yer alan Türkiye’nin en büyük kümbetiyle bu anıtsal yapıyı mutlaka görmeniz gerekiyor. Uzun bir süre bu anıtsal yapıyı süzecek, gözlerinizi alamayacaksınız.

img_7676

Çifte Minare Medresesi Taç Kapısı (Mayıs 2015)

Medrese’nin güney cephesinde Türkiye’nin en büyük kümbeti yer alıyor.

Erzurum Çifte Minare Kümbet

Anadolu’nun en büyük kümbeti (Mayıs 2015)

2015 ziyaretim sırasında tadilatta bulunan yapıyı 2017 yılında inceleme fırsatım oldu. 2015 yılında yaptığım değerlendirmemde “restorasyon çalışmalarına rağmen, medrese sahipsiz görünüyor. Bu tarihi yapının, müze olarak halkın ziyaretine açık olması ve üniversiteye devredilerek, tarih, inşaat veya sanat bölümünün kullanımına sunulması hem medresenin mimari özelliklerinin günümüze aktarılmasına hem de yapının uzun yıllar ayakta kalmasına destek olacaktır.” değerlendirmem olmuş. 2017 yılına geldiğimizde, restorasyon çalışmasının tamamlanmasına rağmen bu konuda çok da ilerleme olmadığını söyleyebilirim. Tarihi bir medrese nasıl korunur ve yönetilirin iyi örnekleri için Marakeş veya Granada‘da yer alan medreselere bakılabilir.

Bir diğer dikkat çekici eser Yakutiye Medresesi. Modern Erzurum medresenin etrafında inşa edilmiş durumda. Bu şehir için büyük bir şans olmuş, zira şehir merkezinde açık bir alan kalması mümkün olmuş. İlhanlılar döneminde, 14.yy başında inşa edilen yapı, Erzurum’un merkez ilçesine adını vermiş. Medresenin büyüleyici bir Taç Kapısı var.

Erzurum Yakutiye Medresesi Taç Kapı

Yakutiye Medresesi Taç Kapısı (Mayıs 2015)

Taç kapının yan duvarlarında yine taş işlemesi ile Orta Asya Türk geleneklerine referans veren doğan ve hayat ağacı işlemeleri bulunuyor.

Erzurum Yakutiye Medresesi

Yakutiye Medresesi Taç Kapısında yer alan kabartmalar (Mayıs 2015)

Şehrin simge yapısı Hatuniye medresesi. Bu iki medrese arasında önemli farklılıklar bulunuyor. İlk olarak Yakutiye medresesi çok daha küçük bir yapı. Medresenin tek minaresi bulunuyor. Bu tek minare de mimari farklı tasarlanmış. İki medrese arasındaki bir diğer çok önemli fark,  Yakutiye medresesi avlusunun tavanının kapalı olması.

Erzurum Yakutiye Medresesi

Yakutiye Medresesi Minaresi (Mayıs 2015)

Ulu Cami (Atabey Cami)

Şehirdeki ilk Selçuklu eseri 6000 kişi kapasiteli Ulu Cami (Atabey Cami). 12.yy’da inşa edilen bu yapı günümüzde hala cami olarak faaliyet gösteriyor.

Erzurum Kalesi

Erzurum zaman içerinde sürekli el değiştirmiş; Selçuklular, Moğollar, Safeviler, Osmanlı ve Ruslar arasında çetin savaşlara tanıklık etmiş. Bu nedenle bir öğrenci şehri olduğu kadar asker şehri Erzurum. Şehrin tepe noktasında Selçuklular (Saltuklu Beyliği) tarafından inşa edilmiş Erzurum kalesi ve saat kulesi yer alıyor. Kalenin tarihi gözetleme kulesi, İngilizler tarafından hediye edilen saatin özensiz bir şekilde yerleştirilmesi ile saat kulesine dönüşmüş. İlk açıldığı zaman saat kulesi bölge halkı için çok etkileyiciymiş.

Erzurum Kalesi

Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi (Mayıs 2015)

Üç Kümbet

Şehirde çok sayıda kümbet yeralıyor. Bunlardan en göze çarpanı birbaşka Selçuklu eseri Üç Kümbet.  Kümbetler anıt mezar olarak inşa edilmiş ve Saltuklu Beylerine evsahipliği yapıyor. Kümbetlerde göze çarpan önemli bir nokta yine hayvan figürlerine yer verilmiş olması.

Erzurum Üç Kümbet

Üç Kümbet (Mayıs 2015)

Taşhan

Şehirdeki Osmanlılardan kalan eserlerin neredeyse tamamı Cami. Bu Camiler arasında Lala Paşa Cami mimarının Mimar Sinan olması açısından ayrı bir öneme sahip. Özellikle 93 harbi sırasında Doğu cephesini Rus işgalinden koruma amaçlı kurulan tabyalar da yine Osmanlı döneminde inşa edilen yapılar. Osmanlı tarafından inşa edilen Taşhan, günümüzde Oltu taşı ticaretinin merkezi konumuna gelmiş durumda. Hanın halen çalışır durumda olması güzel, ancak tarihi yapıya yeterince özen gösterilmiyor.

Erzurum Taşhan

Taşhan (Mayıs 2015)

Oltu Taşı

Erzurum’da şehre özgü Oltu taşından yapılmış eşyalar bir hatıra için en uygunu. Almak için tarihi Taşhan’da yer alan dükkanlardan birine daldım. Çeşit çeşit takıların yanında en öne çıkanı tesbihler. Farklı boy ve işçilikte yüzlerce tesbih arasında seçim yapmanız gerekiyor. Tesbihlerin taneleri gümüş ile işlenmiş. İşçilik arttıkça fiyatlarda artıyor. Esnaf otuzlu yaşlarının başında, kısa boylu, esmer bir adam. Kendisine Oltu taşının gerçek olduğu nasıl anlaşılır diye sorunca önce kızıyor, bana güvenmek zorundasın diyor. Amacımın dürüstlüğünü sorgulamak değil, bir merak olduğunu açıklayınca, taşla ilgili bilgiyi tezgahın üzerine koyduğu ham bir oltu taşı ile açıklıyor. İşlenmemiş halinde Oltu taşı bir kömür türevi. Ardıç ağacının taşlaşmasıyla oluşmuş. Çok hafif bir malzeme. Tesbihin yanında takı ve ham haldeki Oltu taşını da alarak Erzurum’u gezmeye devam ediyorum.

Erzurum Kongresi Binası

Taşhan’a oldukça yakın bir mesafede Erzurum Kongresinin yapıldığı taş bina yer alıyor. Binanın ortasında yer alan kule ile şehirde çok fazla benzeri olmayan bir yapı.

Erzurum Kongre

Erzurum Kongresi Binası (Mayıs 2015)

Cağ Kebabı ve Diğer Lezzetler

Erzurum’a gelince ne yemeniz gerekir diye sorarsanız Cağ kebabı, nerede yemem gerekir derseniz de büyük ihtimalle Koç Kebap yanıtını alırsınız. Bu nedenle biz de Koç Kebap’a başta Cağ Kebabı olmak üzere yöresel lezzetleri tatmak üzere gittik. Meşhur olmasına rağmen oldukça bakımsız bir mekan. Erzurumun genelinde gördüğünüz özensizlik burada da yer alıyor. Gelen menüde lokantanın kurucusunu şiirlerine yer verilmiş. Menüde tek yemek Cağ kebabının fiyat bilgisi verilmiyor. Ne çıkarsa bahtımıza deyip siparişlerimizi veriyoruz. Cağ kebabına Yatık Döner de denilmesine rağmen dönerden oldukça farklı ve detaylı, etler şişe takılmış olarak geliyor. Zaten yerel kullanımında “cağ” şiş anlamına geliyormuş. İlk şiş biraz hayal kırıklığı yaratıyor. Kebabın çok lezzetli olduğunu itiraf etmek gerek. Ancak et oldukça sert. Büyük ihtimalle taze kesilmiş bir hayvandan hazırlanmış. İkinci gelen şiş daha yumuşak, üçüncüsü ise tekrar sert. Muhtemelen şişler hayvanın farklı bölümlerinden kullanılıyor. Daha sonra damak tadına ve bilgisine güvendiğim gurmelerle konuştuğumda, Cağ Kebabının iyisini Erzurumda yiyemeyeceğimi söylüyorlar. Yemeğimizi kadayıf dolması ile tamamlıyoruz. Gelen hesap ise oldukça makul. Cağ kebabının tanesi 7-8 lira arasında değişiyor.

İkinci akşam durağımız Çifte Minare yakınındaki Emir Şeyh Nedim Köftecisi. Belkide beklentim düştüğü için köfte çok lezzetli geliyor, ayrıca üstüne bir şiş de Cağ kebabı yiyebilirsiniz, burada menüde fiyat listesi de geliyor. Fiyatlar oldukça düşük. Köftecinin binası aslına aynı olarak yakın zamanda inşa edilmiş, çok emek verilmiş ama bütünlükten uzak bir yapı. Keşke Selçuklu mimarisine öykünselermiş.

Erzurum Emirşeyh Nedim

Emirşey Nedim Lokantası (Mayıs 2015)

Erzurum’a yaptığım ikinci ziyaretimde de cağ kebabının çıktığı yer olan Oltu ilçesinde de cağ kebabı tatma fırsatım oldu. Etle ilgili Erzurum’da yaşadığım sıkıntıları Oltu’da da yaşadım.

Şehrin bir diğer önemli lezzeti kadayıf dolması. Muammer Usta bu konuda en iyi işletme olarak öneriliyor. Muammer Usta’nın şehirde iki yeri bulunuyor. Bunlardan biri şehir merkezinde, diğeri ise yeni bir cadde olan terminal caddesi üzerinde yer alıyor.

Terminal Caddesi (Kafeler Bölgesi)

2015 ve 2017 yılları arasında şehirde önemli değişiklikler olmuş. Bunların başında da yeni çekim merkezi Terminal Caddesi yer alıyor. Bu çok kısa cadde üzerinde mantar gibi kahve dükkanları açılmış. Bazıları küresel zincirler, bazıları ise yerel işletmeler. Böyle bir cadde şehre zenginlik katmış diyebilirim.

Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları

Şehre ikinci gidişimde Erzurum’un taşrasını gezebildim. Erzurum’a geldin-gördün, yedin-içtin, gezdin-dolaştın; en çok neresini sevdin? Neresi Ankara’ya dönünce aklında kalacak? diye sorarsanız, hiç düşünmeden Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları derim. Bu benzersiz ve göz alıcı yerleri daha önce hiç duymamıştım. Bu iki harikulade yeri ayrı bir yazıda paylaştım.

img_7631-1

Tortum Gölü Güney Yakası (Eylül 2017)

img_7570-1

Narman Peri Bacaları (Eylül 2017)

Konaklama

Şehirde Palandöken Dağı’nın eteğinde yeralan Polat Otel ve Palan Otel’de konakladım. Bölgede yer alan bu otellerde ve diğer otellerde şehir merkezine inmek için taksi tutmak gerekiyor. Taksi yaklaşık 25 TL tutuyor. İki otelden de çok memnun kaldım. İkisini de tavsiye ederim.

+
Paha biçilemez Selçuklu anıt yapıları ve büyüleyici taş işçiliği
Tortum Gölü ve Şelalesi
Narman Peri Bacaları
Düşük fiyatlar
Kışın kayak, yazın tarih turizmi


Soğuk hava
Tutucu halk
Kısıtlı olanaklar, kısa süreli tatil

*
Erzurum turizmin temel motivi kış sporları. Erzurum’un kış otelleri yazın da çalışmaya devam ediyorlarmış, sıcaktan bunalanlar Erzurum’da geçirecekleri bir haftasonu yayla havası soluyabilirler. Ş
ehrin tarihi mirası gözardı edilmiş, Selçuklu eserlerine gereken özen gösterilmiş ve olanakların kısıtlı olmasına rağmen değişiklik isteyenler için keyifli bir seyahat olacaktır. 

Seyahatler Mayıs 2015, Eylül 2017.

2 Geri Bildirim / Pingback

  1. Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları – iki kapılı han
  2. Çifte Minare (Hatuniye) Medresesi – iki kapılı han

Yorum bırakın