Monaco
Monako günümüze kadar varlığını sürdürebilmiş az sayıda şehir devletinden biri. 36.000 nüfuslu şehir, kendi iç ve dış politikasına sahip. Kişi başı 130.000$ gelir ile dünyanın en zengin ülkelerinden biri.
Şehre ulaştığınız anda bu zenginliği hissediyorsunuz. Görkemli binalar, lüks yatlar ve arabalar sizi farklı bir dünya ile tanıştırıyor. Kadın erkek herkes şıklık yarışı içinde. Bu zenginlik aslında şehrin bir mahallesi olan ve kumarhanesi ile meşhur Monte Karlo’da (Monte Carlo) daha da öne çıkıyor.
F1 yarışlarını takip eden herkesin kendine göre bir Monaco hayali vardır. Çoğunlukla şehrin ovada kurulu olduğu düşünülüyordur. Tersine Monaco dağ eteğine kurulmuş, oldukça dik uçurumlara sahip bir şehir. Büyük ihtimalle bağımsızlığı bu coğrafi avantajına bağlı, zira şehri deniz yolu dışında işgal edilmesi mümkün değil gibi görünüyor. Günümüzde güvenliği tamamen Fransa tarafında sağlansa ve bir ordusu bulunmasa da, kalenin yer aldığı tepeye çıktığınız zaman bunun her zaman böyle olmadığını hissediyorsunuz. Kalenin bir çok noktasında, sanırım deniz güvenliğini sağlamayı amaçlayan top ve top gülleleri sergileniyor.
Şehir devleti olması ve çok kısıtlı bir alana sahip olması, şehirde yapılaşmanın çok artmasına neden olmuş. Binalar üst üste binmiş, sahilden şehri çevreleyen dağların neredeyse zirvelerine kadar binalar yükseliyor. Bu yapılaşma nedeni ile şehrin çok karmaşık bir araç yolu altyapısı ve yayalar için çok sayıda merdivenlerden oluşmuş kısayolları var.
Alan sıkıntısı her metrekarenin değerlendirilmesine neden olmuş. Birbirinden farklı çiçek ve ağaçların sergilendiği bir parkı gezerken aslında bir otelin çatısında olduğunuzun farkına bile varmıyorsunuz.
Şehirde öne çıkan 2 aktivite var, kumarhane veya akvaryum.
Monte Carlo Casinosu (kumarhanesi) herhalde dünyadaki en meşhur kumarhane. Büyüleyici bir binası var, öyleki dışarıdan baktığınız zaman krallık sarayının bu bina olduğunu düşünebilirsiniz. Kumarhane binası müze gibi, girişi 10€.
Şehrin ikinci önemli yeri akvaryumu. Binası herhalde dünyadaki en güzel binalardan biri. Geç kaldığımız için gezme fırsatımız olmadı. Girişi 14€. Akvaryuma girmeseniz bine sadece binası görmeye değer. Kalenin olduğu tepede yer alıyor.
Şehir kendini çevreleyen Fransız şehirlerinden biraz daha pahalı gibi, genelde 4€ ya alabildiğiniz iki top dondurma burada 5€.
Son model lüks arabalara meraklıysanız doğru adrestesiniz.
+
Özgün
Zengin
Havalı
Lüks araba ve yatlar
–
1 günden fazla kalınması mümkün değil gibi
*
Akvaryumu ve kumarhanesi









Yorum bırakın