Bükreş
Romanya’nın başkenti Bükreş gezmeye fırsatım olmasından çok memnun olduğum bir şehir. Süprizlerle dolu, çok yeşil, geniş bulvarlara sahip, Nikolay Çavuşesku’nun damgasını vurduğu bir şehir.
Çavuşesku iktidarı ele geçirdikten sonra, ülkedeki siyasi, sosyal, ekonomik ve hatta mimari dokusunu değiştirme çabasına girmiş. Çok sayıda tarihi binayı yıktırarak, kendi zevki doğrultusunda yeniden inşa ettirmiş. Bu yeni eserlerden en önemlisi, kendisi için inşasına başlattığı Devlet Sarayı olmuş. 1100 odalı olduğu söylenilen bu bina, Pentagon’dan sonra dünyanın en büyük ofis binası. Saray tamamlanmadan çıkan isyan sonucu Çavuseşku ve eşi idam edilmiş, Saray da parlamento olarak kullanılmaya başlanmış.

Bükreş’in en önemli yapısı, Çavuşesku’nun inşa ettirdiği Saray.

Çavuşesku’nun Sarayı bugün ülkenin Parlamento’suna ev sahipliği yapıyor.
Şehirde Osmanlı’dan kalma çok fazla eser yok. Ancak yakın zamanda gelen Türk etkisini görmek mümkün. Şehir merkezinde çok fazla Türk lokantası var.
Ayrıca Türk firmaların reklamları şehri süslüyor.

Bükreş’te THY Reklamı: We Fly to More Countries Than Any Other Airline

Şehrin simge yapılarından biri aynı zamanda ilk bankalarından da birine ev sahipliği yapmış
Osmanlı Döneminde yapılan Manuk Bey Kervansarayı da şehrin simgelerinden biri. Mimarisi Osmanlı Han’larından esinlenmiş. 1806 yılında başlayan Osmanlı – Rus savaşı, 1812 yılında Bükreş anlaşmasının bu handa imzalanması ile bitmiş. Bu da Kervansaray’ın tarihi önemini pekiştirmiş. Han’ı yaptıran Ermeni kökenli Manuk Bey, tarihimizin meşhur paşalarından Alemdar Mustafa Paşa’nın çok yakın dostuymuş.


Manuk Bey Kervansarayı Romanya’daki ahşap işçiliğinin güzel örneklerinden.
Bizim Kazıklı Voyvoda dediğimiz Vlad Tepeş Romanya’lılar için ulusal kahraman.


Vlad Tepes nam-ı diğer Kazıklı Voyvoda
Tesadüf eseri büyükelçiliklerin olduğu bölgede Ankara Caddesine denk geldim.

Bu bölgede birbirinden güzel evler var. Çoğunlukla Büyükelçiliklere ev sahipliği yapıyorlar.
Bükreş’te Budapeşte’nin Kahramanlar Meydanı Hösök Tere’yi andıran bir anıt da bulunuyor. Bu anıt 1. Dünya Savaşında kaybettikleri havacıları anmak üzere yapılmış bir kahramanlar anıtıymış.

Şehirde caddeler çok geniş ve büyük parklar var.
Bükreş’te de AVM kültürü maalesef yerleşmeye başlamış. Bulunduğum sırada bir tesadüf eseri Büyükelçiliğimizin Aşure Günü etkinliğine denk geldim.
Romanya için önemli bir tarihi iddia, Roma’lıların kökenlerinin Romanya’ya dayanıyor olması. Bunun simgesi olarak, Roma’nun kurucuları Romulus ve Remus kardeşleri emzirdiği ve büyüttüğü efsanesini heykelleştirmişler. Romanya bağımsızlığını kazandığında, bir Roma geleneği olan Zafer Takı inşa edilmiş. Avrupa’da Zafer Takı geleneğini yaşatan ülkelerden en önemlisi kuşkusuz Fransa. Paris’teki meşhur Arc de Triomphe 1836’da tamamlanmış. Romanya’nın Zafer Takı, Arcul de Triumf, Romanya’nın bağımsızlığını kazanmasından sonra, 1838’de ilk olarak tahta olarak inşa edilmiş, 20.yy’da da şimdiki halini almış.

Romulus ve Remus kardeşler dişi kurt tarafından emzirilirken
Şehir parkı içinde küçük bir göl de bulunuyor. Park içerisinde koşu müdavimi çok sayıda kentliye denk geldim.

Eski şehir içerisindeki tarihi öneme sahip binalardar biri de tarihi Stavropoleos Manastırı. İslam mimarisinden izler taşıyor. Romanya diğer Osmanlı eyaletlerinden hep farklı olmuş. Bölge Eflak ve Boğdan prenslikleri olarak Osmanlı’ya bağlı ama iç işlerinde bağımsız vassal devletler tarafından yönetilmiş. Bu yüzden şehirde Osmanlı’dan kalma çok fazla eser bulunmuyor.

Şehrin tarihi merkezinde birbirinen güzel ve ilginç binalar yer alıyor. Bu binalardan birinde Belgrad’da olduğu gibi Atina’daki Akropol’deki sütünlardan esinlenerek dört kız konulmuş.
Şubesine rastladığım Garanti Bankası da ülkedeki aktif bankalardan biri, çok sayıda ATM’si de bulunuyor. Türk firmalarını diğer ülkelerde görmek gurur veriyor.

Yemek yemek için tercih ettiğim City Grill lokantası gerçekten çok keyifli bir lokanta. Ocak başı da var. Romanya şarapları ise mutlaka tadılması gereken özel şaraplar.

+
Çavuşesku Mirası
Geniş bulvarlar, özgün mimari, büyük blok binalar
İstanbul’a yakınlığı
Düşük Fiyatlar
–
Düşük Cazibe
*
Bükreş bir başkentin birçok özelliklerini taşıyor. Geniş bulvarlar, büyük kamu binaları, Çavuşesku etkisi. Şehri kesen bir nehir, tarihi eserler. Şehrin hikayesi ayrıca dünya tarihinin önemli kesitlerine tanıklık etmiş. Osmanlı hakimiyetinde vassal bir devlet, bağımsız bir ülke, sosyalist sistem denemesi, Çavuşesku diktatörlüğü ve mevcut AB üyesi parlamenter sistem.
Buna rağmen, şehirin cazibesi düşük. Benzer tarihi süreçlere sahip Belgrad veya özellikle Budapeşte daha doyurucu seyahat sunacaktır. Ama Orta Avrupa’yı ve Balkanları görmüşseniz ve yeni bir şehir görmek isterseniz, Bükreş denemeye değer.

Yorum bırakın