Son Seyahatler

Roma

Processed with Snapseed.

Eski Dünya’nın iki başkentinden biri İstanbul diğeri ise hiç tartışmasız Roma’dır. Asırlar boyunca Roma imparatorluğuna başkentlik yapmış kent günümüzde de imparatorluğun kalıntılarının üzerinde yükseliyor. Roma’ya gidiyorsanız, hedefiniz doğal güzellik değil, tarih ve kültür olmalı. Şehrin geneline pastel sarı-turuncu ve toprak rengi hakim.

Processed with Snapseed.

Roma Şehir Merkezi

Şehrin en önemli ve bilindik yapısı Kolezyum (Colosseum) Amfitiyatrosu. Hayatım boyunca beni en çok etkileyen üç yapı İstanbul Aya Sofya, Roma Kolezyum ve Efes Yamaç Evler olmuştur. Kolezyumdan etkilenme sebebim yapının bir mühendislik harikası olması. Bundan 2000 yıl önce 8 yıl içerisinde inşa edilen yapı 50 ila 80 bin arası bir izleyici alabiliyormuş. Türkiye’de de çok sayıda antik amfitiyatro bulunuyor. Kolezyumun düz bir zemin üzerinde tamamen mühendislik ve mimari ile yükselmesi yapıyı çok özel kılıyor. Sırtını dayadığı bir yamaç yok.

Kolezyum’a girmek için uzun kuyruk beklemeniz gerekiyor. Roma Kart alırsanız, bu kuyruğu hiç beklemeden aşıyorsunuz. Sırf bu kuyruktan kaçınmak için Roma Kart almanızı tavsiye ederim.

Processed with Snapseed.

Kolezyum, bir mühendislik harikası

Kolezyum günümüzde şehir merkezinde trafiğin ortasında kalmış. Etrafı daha iyi korunsa yapının muazzamlığı daha açık bir şekilde ortaya çıkarmış. Kolezyum’un komşularından bi tanesi Roma’nın bir diğer simge yapısı Konstantin Zafer Takı (Arch of Constantine). Roma’da zafer takı önemli bir gelenekmiş. Günümüzde de Paris ve Bükreş’te olduğu gibi Avrupa şehirleri bu geleneği devam ettiriyorlar.

Processed with Snapseed.

Konstantin Zafer Takı’nın Kolezyum’dan Görünüşü

Yine kolezyum’un çevresinde Roma kalıntıları yoğun olarak bulunuyor. Bunlardan bir tanesi de iyi bir şekilde korunmuş olan Titus Zafer Takı.

Processed with Snapseed.

Titus Zafer Takı ve Roma Kalıntıları

Roma’da muhakkak gitmeniz gereken bir başka yer Panteon (Pantheon) Tapınağı. Panteon tüm tanrıların tapınağı anlamına geliyormuş. Kubbe çapı 43 m. Muazzam bir genişlik. Yapımının üzerinden 2000 yıl geçmiş olmasına rağmen, halen dünyanın en geniş desteksiz kubbesiymiş.

Processed with Snapseed.

Pantheon dünyanın ilk tapınaklarından

Aziz Melek Kalesi (Castel Sant Angelo) ve müzesi Roma Kart kullandığım ikinci yer oldu. Vatikan’a çok yakın bu kalenin seyir terasından Roma güzel bir manzara sunuyor. Coğrafi konumu itibari ile İstanbul kadar şanslı olmasa da, içinden akan nehirler ve sıradanlığı bozan küçük tepeleri ile hoş görünüyor.

Processed with Snapseed.

Aziz Melek Kalesi’nden Roma ve Tiber nehir manzarası

Processed with Snapseed.

Aziz Melek Kalesi’nden bir resim

Tiber nehri ve üzerindeki kanallar, köprüler şehre güzellik katıyor. Köprülerin bir kısmı halen ayakta iken, kullanılmaz hale gelenleri de mevcut.

Processed with Snapseed.

Tiber nehri üzerinde bir antik köprü kalıntısı

Şehir bir nevi tarih çeşmesi. Her noktasında ayrı bir tarih var. Antik kalıntılar, Roma’nın farklı döneminden ayakta kalan eserler ve çağımızın eserleri birbirini eklektik bir biçimde tamamlıyor. Bunların kuşkusuz en önemlisi II Vittorio Emanuele Anıtı. 20yy ortasında yapılmış bu yapı Roma’nın en önemli simgelerinden biri olmuş. Anıta Beyaz Pasta (White Cake) da deniliyor. Çok hoş bir yapı olduğu kuşkusuz. Roma gibi muazzam bir geçmişe sahip bu şehirde bu anıt yapılmasa da olurmuş.

Processed with Snapseed.

II Vittorio Emanuele Anıtı veya popüler kullanımı ile Beyaz Pasta (White Cake)

II Vittorio Emanuele Anıtı’nın terasına çıkarak Roma’ya bakabiliyorsunuz. Buradan göreceğiniz manzara da oldukça güzel. Çıkmanız şart mı? Bence değil. Yapının terasında yer alan heykeller ise dikkate değer.

Processed with Snapseed.

Beyaz Pasta üzerindeki heykellerden biri

Roma bir meydanlar şehir. Her noktasında ayrı bir meydan var. Bu meydanlardan bir tanesi Popolo Meydanı (Piazza Del Popolo). Meydanın ortasında Mısır’dan getirilen bir Dikilitaş yükseliyor.

Processed with Snapseed.

Popolo Meydanı ve Dikilitaş

Şehrin en önemli sosyal buluşma noktalarından biri İspanyol merdivenler. Günün her saatinde insanlar bu merdivenlerde oturup sohbet ediyorlar, ressamlar resim çiziyorlar. Mukakkak bir akşam üstü güneş batmadan önce gidin ve basamaklarda bir süre oturup kendinizi şehre teslim edin.

Processed with Snapseed.

İspanyol Merdivenler sizi buraya taşıyor

Roma’nın bir başka özelliği Katolik Dünya’nın dini merkezi Vatikan‘a ev sahipliği yapması. Vatikan’ın kalbi Aziz Petrus Bazilikası (St. Peter Basilica) ve meydanı. Belki de Roma’nın kalbi burası diyebiliriz. Bazilika halen Dünyanın en yüksek kubbesine ev sahipliği yapıyor.

Processed with Snapseed.

Aziz Petrus Bazilikası

Aziz Petrus’a giriş için binlerce kişi saatlerce sırada bekliyorlar. Vatikan’da Roma kartı da geçersiz olduğu için beklemekten başka şansınız yok. Maalesef bekleyemedim, Aziz Petrus’un içini bir sonraki seyahatime bıraktım.

Processed with Snapseed.

Aziz Petrus Meydanı

Aziz Petrus Meydanı’nın tam merkezinde Antik Mısır’dan getirilen Obelisk yer alıyor. Şehrin aslında neredeyse her önemli noktasında bir dikilitaş var. Aynı geleneğin İstanbul’da, Sultan Ahmet’te de olduğunu görüyoruz.

Vatikan aslında bir nevi binalar komplesi. Bu küçük şehrin tamamı tarih, tamamı sanat. Bu kompleks içinde başlı başına gezilmesi gereken küçük bir vaha da Vatikan Müzesi. Seyahat öncesinde internetten bilet alıp, özellikle akşam müzeyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Müzenin kapsamlı bir koleksiyonu olmasına rağmen,  Louvre veya New York Metropolitan Müzesi kadar zengin olmadığını söyleyebilirim. Ziyaretinizin sonunda sizi bekleyen sürpriz önceki ikisini de geride bırakıyor. Freskleri (resimleri) 16.yy başından Michelangelo tarafından yapılan Sistine Şapeli’nin (Sistine Chapel) tavanı görsel bir şölen sunuyor. Adem’in Yaradılışı en bilindik ve insanlık tarihinin en popüler imgelerinden biri. Bu bölümde yasak olduğu için çekemediğim resimleri internetten aratarak bulabilirsiniz.

Processed with Snapseed.

Vatikan Müzesi’nin akşam saati girişi

Vatikan Müzesi’nin koridorları oldukça büyüleyici.

Processed with Snapseed.

Vatikan Müzesi’nin etkileyici koridorlarından biri

Müzenin geniş koridorlarında büstler ve duvarlarından çok sayıda resim bulunuyor.

Processed with Snapseed.

Duvarları süsleyen büyük resimlerden biri

Diğer Avrupa müzelerinde olduğu gibi, Antik Yunan, Mısır ve Pers medeniyetlerinden eserler oldukça fazla. En öne çıkanı Mısır eserleri.

İtalyanların tarihleri ile barışık olmalarını görmek mutluluk verici.

Processed with Snapseed.

Roma’nın yükşelişinden büyük gurur duyuluyor

Şehrin bina envanteri oldukça eski. Bu yıl (2016) yaşadığımız depremde göründüğü gibi bu eski binalar ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Umarım Roma büyük bir deprem yaşamaz.

Processed with Snapseed.

Roma’da turuncu baskın bir renk. Yeşil panjurlar çok yakışıyor.

 

Processed with Snapseed.

Roma genel görünüm

Roma’ya 2012 yılında Mayıs ayında gitmiştim. blog yazmaya sonrasında başladım, bu yazıyı da 2016 Eylül’ünde tamamladım. Aklımda kalanları yazdım. Resimlerin birçoğu Iphone 4 ile çekilmiş, bir kısmında da Nikon amatör makinamı kullanmıştım. Resimlerde yoğun olarak filtre kullandım, filtrelemeyi Ipad mini 2’de Snapseed programı ile yaptım. Tamamı yaklaşık 4 saatimi aldı.

Roma’da sıkıntı çekeceğiniz dört konu olacak. Bunlardan birincisi yemek. İyi pizza yemeyi, iyi dondurma yemeyi unutun. Her yıl turist akınına uğrayan şehirde bunun ikisini de yapmak oldukça zor. Şehir ayrıca pahalı. Yani yemek konusunda büyük umutlar taşımayın. Üçüncü olarak ulaşım oldukça zorlu. Şehirdeki toplu taşıma çok zayıf. Roma kalıntıları sebebiyle metro yapılamamış. 1 – 2 hat vardı. Otobüs durakları tam bir işkence. Sanırım İstanbul bu konuda hala Roma mirasını taşıyor. Arada taksi kullanmanız bir zorunluluk haline geliyor. Son olarak uzun kuyruklar. Havaalanında muhakkak Roma Kart alın. Yanlış hatırlamıyorsam adı Roma Pass’di ve 3 gün sınırsız ulaşım hakkı sağlıyordu. Ama kartın daha önemli bir işlevi, kuyruklarda beklemeden size 2 müzede ücretsiz ve hızlı geçiş hakkı tanıması. Bu iki müzeden biri, çok uzun kuyruk olan Kolezyum olmalı. İkincisi ise tercihinize kalmış. Hatırlatma, Roma Kart Vatikan’da geçmiyor.

+
Mühendislik Harikası Kolezyum
Genel olarak Roma Tarihi ve Kalıntıları
Sanat


Pahalı ve beklenti altı lokantalar
Şehiriçi Ulaşım
Uzun Kuyruklar

*
Roma, taşıdığı imparatorluk mirası ile sosyal bilimler, kolezyum ve diğer kalıntılar ile mühendislik-mimarlık, sanat eserleri ile de sanatçıların muhakkak gitmesi gereken çok özel bir şehir. Bir Dünya şehri. Pişman olmayacaksınız.

Yorum bırakın