Erzurum Çifte Minareli (Hatuniye) Medrese
Hatuniye (Çifte Minareli) Medrese, Erzurum‘un simge yapısı. Ağırlıklı görüş 13.yy’da Anadolu Selçukluları döneminde inşa edilmiş olduğu. Diğer yaklaşım ise yine aynı dönemde İlhanlılar tarafından inşa edilmiş olabileceği. Her iki durumda da, karşımızda bütün heybetiyle duran bu göz alıcı medrese, tam 800 yaşında. Mimari olarak, Anadolu’nun diğer şehirlerinde yer alan Selçuklu yapılarıyla benzerlik gösteriyor. Sivas’ta yer alan Gök Medrese ile çok büyük benzerlik taşıyormuş. Medresenin Taç Kapısı, renkli çinilerle bezenmiş yivli minareleri ve büyük kümbetinin hepsi uzun bir süre bu anıtsal yapıyı süzmenize yol açıyor.
Medresenin Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat’ın kızı Hüdavent Hatun tarafından yaptırıldığı düşünülüyor. Buradan yola çıkarak Selçuklu döneminde kadınların devlet idaresinde en azından belli bir etkisi olduğu söylenebilir.

Taç Kapı ve Minareler (Kuzey Cephesi)
Yapının alamet-i farikası hiç kuşkusuz çifte minaresi. Minareler kuzey cephede yer alan ve ince ince işlenmiş Taç Kapının üzerinde yükseliyor. Alışık olmadığım bir şekilde konumlanmışlar. İlk inşasında daha yüksek olan minarelerin şerefiyelerden üst bölümü yıkılmış. Belki de daha iyi olmuş. Bu hali göze oldukça güzel görünüyor.
Minarelerden sonra, Taç Kapı’ya yaklaştıkça, kapının iki yanında bulunan kabartmalar kesinlikle dikkat çekiyorlar. Bu kabartmalarda Selçuklu’nun simgesi Çift Başlı Kartal, hayat ağacı ve yılan gibi çeşitli hayvan ve bitkilere yer verilmiş. Taç kapıda yer alan öğelerin Orta Asya Türk inancına atıfta bulunduğu düşünülüyormuş. Kuşkusuz yapı önemli bir Türk-İslam değeri.

Kümbet (Güney Cephesi)
Medresenin Güney cephesinde Anadolu’nun en büyük kümbeti yer alıyor. Kümbet onikigen bir yapı. Çatı olarak konik bir yapı yer alıyor. Oldukça büyük bir yapı. Çifte Minare Medresesini ziyaret ederseniz, muhakkak arkasında da dolaşarak bu görkemli yapıyı dışarıdan görmenizi tavsiye ederim.

İç Mekan
Medresenin ana giriş kapısı kuzey cephede yer alan Taç Kapı. Buradan medreseye girince, üstü açık büyük bir avluya erişiyorsunuz. Dört yanı revaklarla çevrili avluda 4 tane de eyvan bulunuyor. Avlunun merkezinde diğer medreselerde olduğu gibi havuz bulunuyor. Bugün kaybolmuş.

Sağ ve solda yer alan eyvanların tavanlarına özel önem verimiş. Genel olarak simetrik bu yapıda eyvanlar asimetrik tasarlanmış. İki eyvan da birbirinden farklı tavan tasarımları bulunuyor. Sağ eyvanda bulunan ve aslan gözü denilen tavanın tasarımı oldukça zormuş

Sol eyvanın tacanı ise güneşi çağrıştırıyor.

İç mekandaki bütün süslemeler tamamlanamamış. Örneğin aşağıdaki resimde ilk sütünda işlemeler tamamlanmışken, arkada yer alan ikinci sütun işlemeleri başlayamamış

İç mekandaki taş işlemelerinde birbirinden çok farklı çizimlere yer verilmiş. Bu da bence medreseye zenginlik katmış.

Medrese’de Sosyal Yaşam ve Eğitim
Maalesef medresedeki sosyal yaşam ve eğitime ilişkin detaylı bilgi verilmiyor. Böyle bir medreseyi gezerken, o günü gözümüzde canlandırabilmek çok iyi olurdu.
Odaların farklı işlevleri bulunuyormuş. Odaların süslemeri de bu işlevlerine göre hazırlanmış. Örneğin kapısının üstünde papatya süslemesi olan odanın tıp eğitimi için kullanıldığı düşünülüyormuş.
Medresedeki odaların kapıları çok alçak. Kafanızı vurmadan içeri girmeniz neredeyse mümkün değil. Kapıların alçak yapılmasının sebebi hocaya ve bilgisine saygıdan kaynaklanıyormuş.

Yakutiye Medresesi ile Karşılaştırma
Erzurum’un bir diğer önemli tarihi yapısı Yakutiye Medresesi. Modern Erzurum medresenin etrafında inşa edilmiş durumda. Bu şehir için büyük bir şans olmuş, zira şehir merkezinde açık bir alan kalması mümkün olmuş. İlhanlılar döneminde, 14.yy başında inşa edilen yapı, Erzurum’un merkez ilçesine adını vermiş. Medresenin büyüleyici bir Taç Kapısı var. iki medrese arasında önemli farklılıklar bulunuyor. İlk olarak Yakutiye medresesi çok daha küçük bir yapı. Medresenin tek minaresi bulunuyor. Bu tek minare de mimari farklı tasarlanmış. İki medrese arasındaki bir diğer çok önemli fark, Yakutiye medresesi avlusunun tavanının kapalı olması. Bugün Yakutiye Medresesi müze olarak faaliyet gösteriyor.

Restorasyon ve Yönetim
Yapıyı ilk gördüğüm 2015 yılında halen restorasyon altında bulunuyordu. Bu restorasyon 2011-2016 yılları arasında sürmüş. Restorasyondan kısa bir süre sonra, 2017 yılında yapıyı tekrar ziyaret ettim.
Maalesef restorasyon sonrasında yapı beklenilen düzeye ulaşamamış. Yapıda neredeyse hiçbir yönlendirme yok. 37 odası bulunan medresenin bütün odaları -idari amaçla kullanılanlar hariç- boş. Bu odalarda medresedeki sosyal yaşama, medresenin mimari planına, tarihçesine ve döneme ilişkin detaylı bilgilere yer verilebilirdi. Daha da kötüsü, kullanılan malzemeler tarihi malzemeden oldukça farklı ve sırıtıyor. Gezdiğim gün kapalı olan kümbetin zemini banyo mermeri gibi bir maddeyle kaplanmış. Umarım daha iyi restorasyonlar ve müze yönetimiyle medreseye hakkettiği değer verilir.


2015 ziyaretim sırasında tadilatta bulunan yapıyı, 2017 yılında inceleme fırsatım oldu. 2015 yılında
“Restorasyon çalışmalarına rağmen, medrese sahipsiz görünüyor. Bu tarihi yapının, müze olarak halkın ziyaretine açık olması ve üniversiteye devredilerek, tarih, inşaat veya sanat bölümünün kullanımına sunulması hem medresenin mimari özelliklerinin günümüze aktarılmasına hem de yapının uzun yıllar ayakta kalmasına destek olacaktır.”
değerlendirmem olmuş. 2017 yılına geldiğimizde; restorasyon çalışmasının tamamlanmasına rağmen, bu konuda çok da ilerleme olmadığını söyleyebilirim. Tarihi bir medrese nasıl korunur ve yönetilirin iyi örnekleri için Marakeş veya Granada‘da yer alan medreselere bakılabilir.
Erzurum uzun süre Rus işgali altında kalmış bir ilimiz. İşgal öncesinde Medrese’nin bazı bölümleri hasar gördüğü gibi, Rus idaresi altında medresenin önemli bazı parçaları Leningrad’a taşınmış ve orada sergileniyormuş. Umarım bu parçalar da bir gün evlerine geri dönerler.
+
Taç kapısı ve Yivli Minareleri
Büyük Kümbet
–
Yetersiz bilgilendirme
Kötü restorasyon
*
Çifte Minareli Medrese Erzurum’un simge yapısı. Erzurum’a gidilip de bu yapı ziyaret edilmeden dönmek olmaz. Yapıda Selçuklu ve medrese eğitimine ilişkin önemli ipuçları yakalamak, dönemin mimarisinden ilham almak mümkün.

Yorum bırakın