Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları
Erzurum’un Az Bilinen Hazineleri
Erzurum’a geldin-gördün, yedin-içtin, gezdin-dolaştın; en çok neresini sevdin? Neresi Ankara’ya dönünce aklında kalacak? diye sorarsanız, hiç düşünmeden Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları derim. Bu benzersiz ve göz alıcı yerleri daha önce hiç duymamıştım.
Bu harikulade yerleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Tortum Gölü
Erzurum‘dan kuzeye Artvin güzergahına doğru yapacağınız 100km’lik keyifli bir yolculuk sizi Tortum Gölü’ne ulaştıracaktır. Yolun büyük bir bölümünde sağlı-sollu bazen sarp ve kayalık, bazen biraz daha yatay ve toprakla kaplı dağlar arasında geçiyor. Dağlar çok büyük oranda çıplak. Dağlarda haki ve yer yer de gri hakim renkler. Kışın tamamen karla kaplı ve bembeyaz olduğunu hayal edebiliyorum. Bu dağların arasında yolculuğumuzu sürdürdüğümüz vadiler ise birer küçük vaha gibi yeşyeşil. Göle kadar yapılan bu görsel yolculuk Tortum gölüne varılmasıyla kelimenin tam anlamıyla taçlanıyor. İnce-uzun, neredeyse dikdörtgen şeklindeki gölün iki uzun yakasında dağ yamaçları duvar gibi dik olarak göle iniyor. İki yandaki bu görkemli dağlara zıt olarak, gölün kısa kenarı Tortum Çayı ve bağlı küçük akıntıların böldüğü yeşil ve ormanlık bir düzlük. Gölün tek kıyısı bu alanda. Bir nevi göle giriş kapısı.

Büyüleyici Tortum Gölü (Güney Kıyısı)
Dağların sarp bir şekilde gölle buluşması kıyıdan bir yolun geçmesini engellemiş. Gölün uzun yakalarından sadece batı bölümünde yol var. Yol bulunduğumuz dağın ortasında yer alan bir etekte kıvrılarak uzuyor. Yaklaşık 8-10 km’lik bu yol hiç bitmesin istiyorsunuz. Gölün sınırları içinde yer aldığı Uzundere İlçesi İtalyan sakin şehir sistemi “Cittaslow“a dahil olmuş. Belediyeyi bu yüzden tebrik etmek gerekiyor. Gölün güzelliği Kuzey İtalya’da yer alan Como ve Lecce gibi gölleri kıskandıracak cinsten.
Bölgenin bu muhteşem manzarasına gölle birlikte katkı sağlayan dağlar, kendi başlarına da görsel olarak oldukça zenginler. Dağların bir çok noktasında oluşumlarının farklı safhaları açık bir şekilde görülüyor.

Tortum Gölü ve gölü çevreleyen sarp dağlar
Gölün belli bir noktasında dağlar küçük bir peri bacası adası oluşturmuş. Uzaktan görkemli bir şato havası yaratıyor.

Tortum Gölü (Orta Kesimler)
Yolun sonunda varılan kuzey yakası, aslında bir heyelan sonucu Tortum Çayı’nın yatağının kapanmasıyla oluşmuş. Bu noktada çay bahçeleri yer alıyor. Gölün çevresindeki tek köy Balıklı Köyü de bu noktada yer alıyor. Biz durmadan devam ettik. Tortum gölü gerçekten muhteşem bir görsellik sunuyor. Buna rağmen pek bilinmeyen bir göl. Çok fazla ziyaretçi görünmüyordu. Gölde yüzen kimse de görmedim. Eskiden yüzüldüğü olurmuş ama boğulmalar olmuş. Bu nedenle artık kimse yüzmüyormuş.
Tortum Gölü’nün Erzurum için büyük bir çekim merkezi oluşturmamış olması oldukça şaşırtıcı. Bu güzel manzaraya ilave olarak iklimi Erzurum’dan çok daha ılıman. Erzurum’un rakımı 1850m iken, gölün rakımı 1000m civarında. Şaşırtıcı olmakla birlikte, sevindirici de diyebilirim. Plansız bir yapılaşma gölün olağanüstü güzelliğini bozabilirdi.
Tortum Şelalesi
Tortum Gölü’ne gelmişken, Tortum Şelalesi’ne uğramamak olmazdır. Göl büyük oranda kesmiş olmasına rağmen, Tortum Çayı gölün kuzeyinde doğuya doğru devam ediyor ve gölün kuzey ucuna 2-3 km’lik bir mesafede Tortum Şelalesi’ni oluşturuyor. Oldukça derin bir şelale, yaklaşık 50 metre yüksekliği var. Genişliği de yaklaşık 20-25 metreymiş. Şelalenin iki yakasına da merdiven yapılmış. Bir yakadan aşağı inip, diğer yakadan geri çıkabiliyorsunuz. Merdivenlerden suyun dökülüşü sırasında oluşan gökkuşağı çok net bir şekilde görülebiliyor. Yani bir dilek tutmak isterseniz, ve yağmur yağmasını bekleyemeyecekseniz, Tortum Şelalesi sizi bekliyor. Merdivenler biraz daha açıktan yapılsaymış daha iyi olabilirmiş.

Tortum Şelalesi
Şelale çok bakımsız. Şelalenin etrafında pet şişelerden, ambalaj atıklarından ve hatta çocuk bezlerinden geçilmiyor. Az sayıdaki çöp kutuları da tamamen dolmuş ve belli ki uzun zamandır toplanmıyor. Şelalenin yukarı bölümünde bir çay bahçesi ve restoran var. Şelaleden geri yukarı tırmandığınızda burada bir mola vermeniz kaçınılmaz. Şelalenin korunması ve atık yönetiminde bu işletmeyle işbirliği yapılabilir.
Tortum Gölü gibi Tortum Şelalesi de çok fazla ziyaretçi çekmiyor gibi. Şelalede de suya giren kimse yok. Genel bir değerlendirme açısından, Tortum şelalesi çok güzel bir doğa oluşumu. Tortum Gölü ise oldukça nadir görülebilecek benzersiz bir göl.

Tortum Şelalesi – Hilal Kargaotu Bitkisi
Tortum Şelalesi’nin dikkat çekici bir yönü zengin biyoçeşitliliği. Şelalenin etrafında Ceviz, Kavak, Söğüt, Salkım Söğüt ve diğer birçok ağaç yer alıyor. Ayrıca birbirinden güzel çalı ve çiçekler bölgeyi süslüyor.
Oltu
Tortum Gölü’nden Narman Peri Bacalarına kestirme bir yayla yolu olduğunu öğrenmemize rağmen, otobüsle gittiğimiz için Oltu’dan geçen ana yolu kullanmamız gerekti. İçinden geçtik, Uzunyayla Kebapçısında cağ kebabı yedik ama şehir merkezin durmadık. Hareket halinde bu küçük şehrin bazı noktalarının resimlerini çektim. Küçük ve tarihi bir şehir. İçinden Oltu Çayı geçiyor.

Oltu Kalesi
Şehrin merkezinde küçük bir kayalıkta kurulmuş Oltu Kalesi’nin tarihi 7.yy’a kadar gidiyormuş.
Oltu şehir merkezinde yer alan bir diğer ilginç yapı Rus Kilisesi. Oltu 93 Harbinde (1877-1878 Türk – Rus Savaşı) Rusya’nın idaresine geçmiş. Birinci Dünya Savaşı sonuna kadar da Rus idaresinde kalmış. Bu dönemde yapılan kilise harabe durumunda.

Rus Kilisesi
Oltu aynı zamanda Cağ Kebabı‘nın ana vatanı. Bu yüzden Cağ Kebabına Oltu Kebabı da diyorlar. Oltu ve Erzurum’da Cağ’ın kelime anlamı “şiş”miş. Cağ kebap bana göre “döner”le “şiş kebap” arasında, ikisinden de unsurlar taşıyan ama ikisinden de farklı oldukça özgün bir et yemeği. Tamamen kuzu eti kullanılıyormuş. Belli bir oranda kuyruk yağı da konuluyor. Oltu’da, kaynağında yediğim cağ kebabı çok lezzetli. Kebabın eti burada biraz sert. Et biraz dinlendirilse belki daha iyi olacaktır. Oltu’ya gelmişken Cağ Kebabı denemeden dönmek olmaz.

Cağ Kebabı pişirilirken
Oltu’nun en bilindik yönü bölgede çıkartılan ve işlenen Oltu Taşı. Daha çok hediyelik eşya ve süs eşyası olarak kullanılıyor. Karbon temelli kara bir malzeme.
Narman Peri Bacaları
Oltu’dan Erzurum’a dönüş yolunda coğrafyanın hızlı bir şekilde değiştiğini hissediyorsunuz. Haki renkli dağlar, tepeler yer yer kızıl rengin hakim olduğu bir coğrafyaya dönüşüyor. İşte bu kızıl rengin merkezinde Narman Peri Bacaları bulunuyor.

Narman Peri Bacaları
Daha önce hiç duymadığım bu bölgedeki peri bacaları ve kayalar Ürgüp-Göreme bölgesinden çok farklı. Ürgüp-Göreme bölgesi peri bacaları daha sertler. Tarihle iç içe geçmiş, tarihin önemli dönemeçlerine şahitlik etmiş. Ürgüp-Göreme bir dünya harikası. Narman Peri Bacaları’nın öne çıkan en önemli yönü çok daha az insan etkisi olması. Neredeyse el değmemiş. Ve tabi kızıl renginin yarattığı görsel şölen. Renk ve sıra-dışı kayaların birleşimi dünya-dışı bir yerde, başka bir gezegendeymişsiniz hissi yaratıyor. Film seti için muazzam bir yer.

Bölge halkının adlandırmasıyla Kızıl Periler Diyarı
Toprakla örtülü bazı tepelerde, örtünün biraz açılması aşağıdan kemik misali kırmızı kayaları gösteriyor. Bu alanlarda bu üst örtü nasıl oluşmuş, bunun için yer bilimci olmak isterdim.
Tür ve Habitatlar
Bölgede nüfusun düşük, yerleşimlerin aralıklı olması doğa üzerinde insan tahribatını düşük kılmış. Bu açıdan bölge önemli bir doğal yaşam alanı. Tortum Gölü Sulak Alanı çok sayıda kuşun göç yolu üzerindeymiş. Bu kuşlar arasında en önemli tür olarak Sakallı Akababa (Gypaetus barbatus) belirlenmiş.

Oltu Yaban Hayatını Geliştirme Sahası
Oltu ise dağ keçilerine (Capra aegagrus) ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle ilçe sınırlarının bir bölümü bu keçilerin korunması amacıyla yaban hayatını geliştirme sahası ilan edilmiş. Ziyaret ettiğimiz sahada dağ keçisi görme fırsatımız olmadı. 150 olan keçi sayısı koruma statüsü sonrasında 300’e kadar yükselmiş. Daha da artması temennimiz.
Yolculuk
Erzurum’un kırsalına yaptığımız günübirlik ziyarete sabah 9’da çıktık ve akşam 7’de Palandöken’de yer alan otelimize geri dönerek tamamladık. Yolculuğumuz yarı yarıya yol ve yürüyüş olarak geçti. Tortum gölü’ne ulaşmak için önce Tortum ilçesini, sonra da Uzundere ilçesini geçmek gerekiyor.

Erzurum – Tortum Gölü – Narman Peri Bacaları – Erzurum Güzergahı

Tortum Gölü güney kıyısı
+
Doğal varlıklar
–
Ulaşımın zorluğu
*
Tortum Gölü ve Narman Peri Bacaları gibi benzersiz doğal oluşumlar şehirli bir insanın hayatında çok sık görebileceği yerler değil. Bu iki eşsiz yerin göz alıcılıklarının, içinde bulundukları bölgede doğal yaşamın büyük oranda korunmuş olmasıyla birleşmesi, seyahat listemde üst sıralara yükselmelerini sağladı.
Eylül 2017.

Yorum bırakın