Miskolc
Miskolc eski bir şehir. 12.yy’dan kalma Diósgyőr Kalesi şehrin tarihine ilişkin bilgi veriyor. Buna rağmen Miskolc Macaristan’ın az bilinen şehirlerinden biri. Bunun en önemli sebebi, tarihsel olarak öne çıkmamış olması. Avusturya’ya karşı düzenlenen ama başarısız olan Rákóczi ayaklanmasının merkezi olması da şehrin geri kalmasına sebep olmuş. Şehrin talihi, Kuzey Doğu Macaristan’ın eski merkezi Kassa’nın (Kosice) I. Dünya Savaşı sonrası Slovakya’ya bırakılması sonucu Miskolc’un bölgesel bir merkez haline gelmesiyle değişmiş. Hızla büyümeye başladığı bu dönemde yapılan mütevazi binalar ve II. Dünya Savaşı sonrası kurulan sosyalist dönemin sosyal konutları diğer Macar şehirlerine göre daha fazla. Buna karşın 19. yy şaşalı binaları şehir merkezinde yoğunlaşıyor ve diğer Macar şehirlerine göre daha az.

Miskolc sokakları Macaristan’ın farklı dönemleri ve bu dönem yönetimlerinin izlerini belirgin bir şekilde göz önüne getiriyor. En öne çıkanlar da monarşi, sosyalist ve parlamenter demokrasi dönemleri. Şehirde en belirgin izi bırakan sosyalist Macaristan Halk Cumhuriyeti döneminde inşa edilen sosyal konutlar ve demir-çelik sanayi.


Miskolc Macaristan’ın en büyük 3 şehri. Buna rağmen 150 bin gibi oldukça mütevazi bir nüfusa sahip. Oldukça eski bir şehir yerleşim olmasına rağmen, yüzyıllar boyu diğer Macar şehirlerinin gölgesinde kalmış. Osmanlı 1596 yılında fethettiği şehri Eğri (Eger) Eyaletine bağlanmış. Şehir 1687’ye kadar Osmanlı idaresi altında kalmış.

Tarih boyunca önemli olaylara sahne olmuş. Prens Rákóczi, Avusturya’ya karşı adını verdiği ayaklanma sırasında, Miskolc’u karargâh olarak kullanmış. Ayaklanmanın maalesef başarısız olması imparatorluk güçlerinin 1707’de şehri yağmalamasıyla sonuçlanmış. Prens, ayaklanma sonrasında, Osmanlı İmparatorluğuna sığınmış ve hayatının geri kalanında yerleştirildiği Tekirdağ’da yaşamış.

Miskolc Kuzey Doğu Macaristan’da yer alıyor. Tarihsel olarak bu bölgenin merkezi Košice (Kassa) şehri olmuş. I. Dünya Savaşı sonrası Macaristan ve İtilaf Devletleri arasında yapılan Trianon Anlaşmasının aslında bir Macar şehri olan Košice’yi Slovakya’ya bırakması sonucu Miskolc bölgenin merkezi konumuna yükselmiş. Bunun sonucu olarak da savaş sonrası dönemde hızlı bir nüfus artışı yaşanmış. Lillafüred’de yer alan Palace Oteli’de bu yıllarda inşa edilmiş.


Rus işgali sonrasında kurulan Macaristan Halk Cumhuriyeti döneminde tam bir sanayi şehrine evrilmiş. Mevcut sanayi yapısı, özellikle demir-çelik endüstrisi 19 bin kişinin çalıştığı bir dev haline gelmiş. Bu da hızlı bir nüfus artışı neden olmuş. Barınma ihtiyacı sosyal konut projeleriyle çözülmüş.

Sosyal konut projeleri oldukça hızlı bir şekilde barınma ihtiyacına çözüm olmuş. Bu çok katlı planlanan yapıların en büyük sorunu iç alan genişliği olmuş. Çoğu daire 1+1 veya 2+1 olarak ortalama 60 m2 olarak çizilmiş. Bu da fırsat bulanların bu dairelerden taşınmaya çalışması ile sonuçlanmış. Muhtemelen sosyal yapı açısında 18 yaşına erişen gençlerin de hızlı bir şekilde taşınmasına neden olmuştur. Diğer taraftan bu projelerde belli ölçüde de asgari standartları sağlamışlar. Örneğin sosyal konutların tamamına yakınında bölgesel ısıtma sistemi oluşturulmuş. Isınma ve sıcak su ihtiyacı bu şekilde düşük maliyetle çözülebilmiş.
Çok geniş yeşil alanlara yer verilmiş. Ayrıca bugün için bile yeterli düzeyde otopark alanı bırakılmış. Konutların yapıldığı dönemde araba almak çok zormuş. Araba almak için sıraya girmek gerekiyormuş ve sırada üst düzey yöneticilere öncelik tanınıyormuş. Arabanın alıcıya ulaşması yıllar alabiliyormuş. Bu da park yeri sayısı ve araç sayısı arasında tezat oluşturuyor.

Müstakil ev sahibi olmak büyük bir ayrıcalık olarak görülüyormuş. Tüm vatandaşlar sosyal konutlardan müstakil evlere geçmeye çalışıyormuş. Müstakil ev inşaatı da belli bir plana bağlıymış. Her sene sadece belirlenen mimaride ev inşaatına izin veriliyormuş. Bu mimari yapılar da yıllar içerisinde değişiklik gösteriyormuş. Yıllar içerisinde evlerin çoğu yenilenmiş. Yine de farklı mahallelerde yapılmış müstakil evler arasındaki benzerlik şaşırtıcı.

Hammadde açısından Rusya’ya olan bağımlılık dolayısıyla 1990’larda Doğu Blokunun çökmesiyle Miskolc demir-çelik sanayi de çökmüş. 200 bin kişinin yaşadığı şehirde nüfus 150 bine inerken ciddi bir işsizlik baş göstermiş. Şehir ancak 2000’lerde yaşanan bu krizden toplarlanabilmiş.



Bugün halen şehirde yer alan demir-çelik fabrikalarının paslanmış yapıları, şehrin eski günlerini anlatıyor. Günümüzde ekonomisi çeşitlenen Miskolc’da insanlar artık uydu kentlerde yaşamayı tercih ediyorlar. Birbirinden güzel bahçeli evlerden oluşan mahalleler şehrin yaygın yerleşim biçimi.


Şehrin kalbi Széchenyi caddesi. Buradan başlayan tramway hattı Diosgyor’e kadar uzanıyor. Şehir merkezindeki en önemli iki meydan Városház tér (Belediye Meydanı) ve Erzsébet Tér (Elizabet Meydanı).
Lillafüred
Miskolc’un en turistik yeri Lillafüred. Burada yer alan Palace Otel (Palotaszálló), 1930’larda önemli bir kalkınma projesi olarak inşa edilmiş. İnşa yılına rağmen eski krallık kaleleri tarzında inşa edilmiş. Bina bir otelden çok büyük bir saray ve kaleyi andırıyor.




Lilafüred ve Miskolc, Bükk dağlarının yamacında yer alıyor. Bölgede küçük bir göl, çaylar ve küçük şelaleler de bulunuyor.

Bükk dağları tamamen ormanla kaplı muhteşem bir doğaya sahip. Belli bir ölçüde yaban hayat korunmuş durumda. Geyik, yaban domuzu, tilki ve sincap gibi hayvanlara rastlamanız mümkün. Muhtemelen Bükk de Türkçe kökenli bir kelime. Karabük şehrinde olduğu gibi.

Lillafüred düğünlere de ev sahipliği yapıyor. Çoğu düğün de açık havada yaklaşık 50 kişilik sınırlı bir katılımla düzenleniyor. Çok yakın arkadaşlar ve aile mensupları katılıyor. 2014 yılında düzenlenen bir düğüne katılma fırsatım olmuştu. Gündüz saatlerin başlayan düğün sabaha karşı sonlanıyor. Macaristan’da düğün ve cenazeye katılma fırsatım oldu. Bunları ayrıca yazmak istiyorum.

Lilafüred’e ulaşım arabayla oduğu gibi, özel tren yolu ile de gerçekleştirilebiliyor. Mümkün olması halinde tren yolunu tercih etmenizi öneririm. Lillafüred treni Bükk dağlarının içinde ormanın ortasında ilerliyor. Doğa manzarası muhteşem.

Lilafüred bölgesi aynı zamanda şehrin Yaban Alanı olarak adlandırılan hayvanat bahçesine ev sahipliği yapıyor. Bir hayvanat bahçesinden ziyade bir doğa parkı olarak planlandığı için hayvanlara geniş alanlar ayrılmış. Yine de keşke hiç olmasaymış. En küçük alan leoparlara ayrılmış, ve leoparlar kafes içine konulmuş. İstediği kadar geniş olsun, bütün hayvanlar özgürlüğü tercih eder.

Diósgyőr Kalesi
Şehrin en eski yerleşim yeri Diósgyőr Kalesi. Bu bölgede yer alan kale, 12.yy’da inşa edilmiş. Miskolc slavca iken, Diósgyőr Türkçe kökenli bir kelime. Macarca dio ceviz demek. Bölgede yer alan ceviz ağaçlarının çokluğu bu isme vesile olmuş. Győr ise yüzük anlamına gelen gyűrű kelimesinin bir versiyonu. Etmolojik olarak győr ve gyűrű Türkçe yüzük kelimesinden geliyor. İlk inşa edilen kalenin yuvarlak olmasının bu ismi almasına neden olduğu düşünülüyor.

Diósgyőr Kalesinin etrafında çok sayıda pansiyon, kafe ve restoranlar bulunuyor. Bu kafelerden en dikkat çekici olanı Wow Park. Çok geniş bir alan çimlendirilmiş, güller, çiçekler ve lavantalarla bezenmiş ve ortasında da şirin ve konforlu bir kafe açılmış. Dondurması çok başarılı. Miskolc’da ziyareti olmazsa olmaz yerlerden biri.


Pansiyonların fiyatları oldukça makul.


Kalenin yanında inşa edilen küçük stadyumda Ortaçağ Savaş Oyunları oynanıyormuş. Mutlaka bir ziyaretimde ben de izlemek isterim.

Tapolca (Miskolctapolca)
Şehrin bir diğer turist çekim alanı Tapolca (Miskolctapolca). Tapolca 150m’lik bir mağaraya sahip. Bu mağara yüzme havuzu olarak çalışıyor. Ayrıca mağaranın etrafında park ve küçük bir gölet bulunuyor.


Müstakil evler halen tercih sebebi. Sosyal konutlar dışında, lüks diyebileceğimiz anlamda apartman dairesi bulunmuyor. Oldukça lüks diyebileceğimiz müstakil evlere ise sıkça rastlayabiliyoruz.

Miskolc’da yeni inşaat görmek neredeyse mümkün değil. Ancak müstakil ev sahipleri sürekli olarak evlerini yeniliyorlar. Evler çoğunlukla bakımlı. Yalıtım konusunda çok başarılılar. Yavaş da olsa çatılarda kurulu güneş enerjisi panelleri artıyor.

Evlerin bahçeleri istisnasız duvar ve çitlerle kapatılmış durumda. İşçilik genel olarak başarılı. Şehir ve evler temiz.
Miskolc aynı zamanda bir eğitim merkezi. Miskolc üniversitesi Macaristan standartlarında yeni bir üniversite olmakla birlikte bugün ülkenin önemli üniversitelerinden biri haline gelmiş durumda. Şehirde Bela Bartok müzik okulu da bulunuyor.



Tesadüfen gördüğüm ve 55.000 kapaktan yapılmış Shakespeare tablosu atık sergisi tasarlamamın ilhamlarından biri olmuştu.

Budapeşte’de 2009 yılında bir cenazeye katılma fırsatım olmuştu. Macar mezarlıklarının temizliği ve düzenliliği dikkatimi çekmişti. Miskolc’da rastladığım bir mezarlık da tıpkı Budapeşte’de gördüğüm gibi temiz ve bakımlı.

Alışveriş yapmak isteyenler için de şehir merkezinde 2 adet büyük AVM bulunuyor.

Bükkszentkereszt Yaylası
Miskolc’un yakınlarında yer alan bir diğer yer de Bükk ormanlarının ortasında yer alan Bükkszentkereszt Yaylası. Miskolc’a yarım saatlik mesefedeki bu yayla, doğa yürüyüşü yapmak için muhteşem bir ortam sunuyor.


Not: 2015 yılından Eger fotoğraflarını iPhone 5s ile, 2020 Miskolc fotoğrafları iPhone 11 ile çektim. Aradaki kalite farkı şaşırtıcı.
+ Turistik deneyim yerine gerçek Macar yaşamını gözlemleme fırsatı
+ Lillafüred ve Tapolca’da geçirilecek zaman
+ Doğa yürüyüşleri
+ Kaplıcalar
– Diğer Macar şehirlerine kıyasla daha az tarihi yapı
* Miskolc turistik amaçla başka ülkelerden gitmek için herkesin tercih edeceği bir şehir değil. Macaristan’da başkent Budapeşte’den sonra Pecs, Balatonfüred-Tihayn, Szeged, Sapron, Estergon ve Eğri (Eger) gibi şehirler daha öne çıkıyor. Miskolc bu şehirlerden daha büyük olmasına rağmen daha az turistik bir şehir. Bunun önemli tarihi sebepleri var.
Buna rağmen, Miskolc’u turistik amaçlı olarak da öneriyorum. Öncelikle sosyalist dönemi ve güncel Macar şehir hayatını en iyi yansıtan şehirlerden biri. Ayrıca Lillafüred bölgesi doğa ile içiçe insanın kendisini dinlemesi için muhteşem bir yer. Miskolc Eger’e bir saatlik mesafede. Miskolc’dan mutlaka Eger’e de gitmek gerekiyor.
Macaristan’da veya yakın bir Avrupa ülkesinde yaşıyorsanız, Eger ve Miskolc’u kapsayacak bir hafta sonu gezisi çok keyifli olacaktır.

Yorum bırakın