Budapeşte, Türkiye’de en fazla bilinen ve sevilen Avrupa başkentleri arasında yer alıyor. Her bayram tatilinde popüler Vaci Sokağı’nda veya görkemli Andrassy Bulvarı’nda yüzlerce Türk’e rastlamak mümkün. Macaristan’ın diğer şehirleriyse Türkiye’de yeterince tanınmıyor. Aslında uzun bir ortak geçmişimiz olan Macaristan’ın önemli kentleri tarih kitaplarımızda sıkça yer alıyor. Budin’le birlikte Mohaç, Eğri, Estergon, Kanije ve Zigetvar kulaklarımızın aşina olduğu Macar yerleşim adlarından sadece bir kısmı. Macaristan’ın dört bir yanında yer alan bu tarihi kentler, Türklerin Macaristan’daki derin izlerini gösteriyor. Bu yazıda, bu kentlerden ülkenin güney batısında yer alan Peç ve Mohaç’a ilişkin gezi notlarımı paylaşacağım.
Peç’in Simgesi En Önemli Simgesi Gazi Kasım Paşa Camisi (2023)
Günümüzde Güney Batı Macaristan’ın en önemli şehri olan Peç, Balaton Gölü’nün güneyinde yer alan ve tarihi milattan öncesine dayanan bir yerleşim. Bu bölgenin Türk tarihi açısından önemli kentleri Mohaç ve Peç’in arası 50 km, Peç ve Zigetvar’ın arası ise sadece 35 km’dir. Osmanlı kuvvetlerinin 1526 yılında Macaristan Krallığı’na karşı Mohaç Meydan Muharebesi‘nde kazandığı büyük zafer, tüm Macar tarihini değiştirmiş ve Doğu Avrupa’nın büyük bir bölümünün yıllar içerisinde Türk idaresi altına kalmasıyla sonuçlanmıştır. Mohaç’a kadar bölgenin en büyük güçlerinden biri olan Macaristan Krallığı, bu savaş sonrasında bağımsızlığını büyük oranda yitirmiş ve Birinci Dünya Savaşı sonrasına kadar da tekrar kazanamamıştır. Ülkenin büyük bölümü Osmanlı ve bir bölümü Avusturya’nın hakimiyetine girmiş ve küçük bir bölümü de kısa bir süre bağımsız olarak devam edebilmiştir. İşte Mohaç, Macarların kaderini değiştiren bu savaşın gerçekleştiği yer. Yine bu topraklarda gerçekleşen ve Türk tarihi açısından önemli bir başka olay, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1566 yılında Zigetvar kuşatması sırasında şehrin düştüğünü göremeden hayatını kaybetmesidir.
Bu kentlerin Macarca yazılışları olan Pécs ve Mohács, Türkçe karşılıkları Peç ve Mohaç gibi telafuz ediliyor. Macarca da Türkçe gibi yazıldığı gibi okunan bir dil. Macarcada “cs” tek bir harf olarak kabul ediliyor ve Türkçe “ç” sesine denk düşüyor. Macarcanın uzun ünlülerinden biri olan “é” ise uzun ve oldukça açık bir “e” sesi. Aynı şekilde “á” uzun ve biraz açık bir “a” sesi. Türkçe “e” ve “a”nın Pe:ç ve Moha:ç şeklinde biraz uzun ve açık okunması durumda Macarcasına yakın bir şekilde telaffuz edebiliyoruz.
Peç’in önemli simgelerinden biri Gazi Kasım Paşa Camisi‘dir.
Macaristan’ın en büyük beşinci kenti olan Peç’te 150 bin kişi yaşıyor. Bu orta ölçekli kent, bakımlı ve güzel bir merkeze sahip. Budapeşte’nin, Mohaç savaşından 15 yıl sonra 1541 yılında Osmanlı hakimiyetine girmesini takiben, Osmanlı kaynaklarında “Peçuy” olarak da geçen Peç de 1543’de Türk yönetimine girmiş ve bu durum 1686’ya kadar sürmüştür. Bu 150 yıllık dönem sonrasında bugün halen kentte Osmanlı izlerine rastlamak mümkün. Bunların başında da ilk olarak kilise olarak inşa edilmiş, Osmanlı döneminde üzerine cami yapılmış ve Avusturyalıların kenti işgalinden sonra genişletilerek tekrar kiliseye çevrilmiş ve aynı zamanda müze değerlendirilmiş Gazi Kasım Paşa Camisi gelmektedir. Kentin tarihi merkezi Seçeni (Széchenyi) meydanının tepesinde kurulu Gazi Kasım Paşa Camisi Macaristan’daki bugün hala ayakta olan en büyük cami yapısıdır. Evliya Çelebi’nin övgüyle bahsettiği caminin orijinal minaresi yıllar içerisinde genişletmelerle bozulmuş ve minaresi yıkılmıştır. 20. yy’da kiliseye çevrilmesi sırasında yapılan eklentilerin büyük bölümü kaldırılmış ve aslına olabildiğince yakın bir hale getirilmeye çalışılmıştır. Macarlar tarafından yapının duvarına Fatiha Suresi asılmıştır.
Gazi Kasım Paşa Camisi’nin Kubbesi (2023)Gazi Kasım Paşa Camisi’nin Kubbesi (2023)
Gazi Kasım Paşa Camisi’nin Duvarında Fatiha Suresi (2023)
Osmanlı döneminde günümüze kadar ayakta kalabilmiş bir diğer önemli yapı Yakovalı Hasan Paşa Camisi‘dir. Gazi Kasım Paşa Camisi’nden farklı olarak bu caminin minaresi de durmaktadır. Daha önce kiliseye dönüştürülen camiden yapılan eklentiler kaldırılmış ve tekrar camiye dönüştürülmüştür. Bu cami bugün İslam Eserleri Müzesi olarak da faaliyet göstermektedir. Cami yanındaki binayla birleştirilmiş ve müze kısmı bu yandaki binada bulunmaktadır.
Yakovalı Hasan Paşa Camisi (2023)
Bugün ayakta kalanların dışında, büyük çoğunluğu cami ve hamam olmak üzere çok daha fazla eserin Osmanlı hakimiyetinde inşa edildiği bilinmektedir. Bu dönemde şehre önemli bir Müslüman kitle taşınmış ve sayıları beş bine kadar yükselmiş; sonrasında Avusturya’nın işgal etmesiyle birlikte Müslüman nüfus şehri terketmiştir. Bu dönemdeki kalıntılardan biri de Memi Paşa Hamamı Kalıntıları’dır.
Memi Paşa Hamamı Kalıntıları (2023)Memi Paşa Hamamı Kalıntıları (2023)
Peç Kalesi’nin surları da belli bir ölçüde yıllara meydan okumayı başarabilmiş. Şehirin merkezinin büyük bir bölümünde kale surları hale ayakta ve bu surlar şehre Orta Çağ havası katıyor.
Peç Kalesi Surları (2023)
Peç kentinde Osmanlı etkisiyle birlikte diğer Macar kentlerinde farklı bir Akdeniz şehri hissiyatı var. Buna karşın kentte birbirinden görkemli binalar da yer almaktadır.
Peç Seçeni (Széchenyi) Meydanı (2023)Baranya Valilik Binası (2023)
Peç’in bir diğer simgesi Peç (Sts. Peter and Paul’s Cathedral Basilica) Katedrali’dir. Son halini ondokuzuncu yüzyılda almış olan Katedral ince işçilikleriyle göze hitap ediyor.
Osmanlı’nın önemli tarihçilerinde İbrahim Peçevi (Peçuylu İbrahim Efendi), Peç’te doğmuş ve hayatının önemli bir bölümünü bu şehirde geçirmiştir. Peçevi Tarihi Osmanlı’da tarih yazınının gelişmesinde çok önemli bir yer tutmaktadır.
Macarların, Türk mirasını korumaları ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde camilere yapılan eklentileri büyük oranda kaldırmaları gerçekten takdire şayan bir yaklaşım. Bugün cemaati olmayan bu yapılara gösterilen hürmet, Türk Macar dostluğunun pekiştiğini gösteriyor.
Yakovalı Hasan Paşa Camisi (2023)Yakovalı Hasan Paşa Camisi (2023)Yakovalı Hasan Paşa Camisi (2023)
Peç’in şehir merkezi parklar, trafiğe kapalı sokaklar, kafeler ve restoranlarla dolu.
Solda Peç Milli TiyatrosuPeç’teki tarihi evlerden biriPeç’te trafiğe kapalı bir sokak
Mohaç, Peç’e çok yakın küçük bir şehir. Peç’teki görkem Mohaç’ta yok. Buna karşın, Mohaç da Macarlar için çok önemli bir yerleşim. Her yıl Şubat ayında kışın sonra ermesi Busó Festivali ile kutlanıyor. Macarların baştan aşağı yer bir kostüm giydikleri bu festivale muhakkak katılıp, ona ilişkin notlarımı da paylaşacağım.
Küçük bir şehir olmasına rağmen, Mohaç’ın merkezi de sevimli.
Mohaç (2023)
Mohaç’ta Osmanlı’dan kalan ve göze çarpan bir yapı bulunmuyor. Buna karşın, Osmanlı dönemi şehrin mimari yapısını etkilemiş gibi görünüyor. Şehirdeki yapılarda kubbe olması ve pencerelerin kemerli yapılması göze çarpıyor.
Mohaç (2023)Mohaç (2023)
Türk ziyaretçiler için Mohaç’taki önemli ziyaret alanlarından biri Mohaç Meydan Muharabesi Parkı. Şehrin 5-10 km güneyinde bulunan bu milli park bölgenin tarihini bize anımsatıyor.
Bu ziyaretimde Zigetvar’a gitme fırsatım olmadı. Zigetvar’ın hemen dışında Türk – Macar Dostluk Parkı bulunuyor. Bu parkta Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesi bulunuyor ve ayrıca görkemli bir heykele Sultanın yüzü işlenmiş ve heykelin yan yüzüne de tuğrası eklenmiş durumda. Park 1990’larda açılmış ve 2000’lerde yenilenmiş.
Türk – Macar Dostluk Parkı, Zigetvar (2023)
Kısa süreli Macaristan turu yapanlar için Peç ziyaret edilmesi ulaşım sebebiyle çok kolay bir şehir değil. Arabayla Budapeşte – Peç arası iki buçuk saat sürüyor. Bu nedenle de ülkemizde az biliniyor. Buna karşın, Macaristan’a iki – üç günden uzun süreli gidecek olan ziyaretçilere Budapeşte’nin yanında Peç’i de mutlaka gezmelerini tavsiye ediyorum.
*Budin: Budapeşte, Tuna nehrinin iki doğu kıyısında Buda ve batı kıyısında Peşte kentlerinin birleşimiyle oluşmuştur. Osmanlı kaynaklarında Buda, Budin olarak geçmektedir.
Yorum bırakın